LEFKE’DE YEŞİL ÇEVRENİN KORUNMASI

 

     Av. Vehit F. Nekipzade

Akdeniz mavi suları ile Trodos dağlarının mor kuzey etekleri arasında yer alan Lefke ve özellikle Lefke Kent Merkezi, KKTC sınırları içerisinde bir eşi daha bulunmayan yem yeşil bir çevreye sahiptir. Konutlar ve iş yerleri söz konusu yeşil doku üzerine dantel gibi işlenmiş olup, nereden bakılırsa bakılsın Lefke başka bir güzeldir.   Lefke’ye bu özelliği sağlayan yeşil doku, kuzeyden güneye doğru uzanan vadinin her iki yakasında bulunan  narenciye ve meyve bahçeleri ile zeytinlikler ve de bunlar arasında serpiştirilmiş hurma ağaçları  ve bir de tarım alanlarının hemen dışında  başlayıp devam eden  ve özellikle son yıllarda  dikimi yapılmış orman ağaçlarıdır.  Bu yeşil dokunun ve Lefke’ye güzellik bahşeden çevrenin devamlı kılınması için  narenciye, meyve,zeytin ve hurma tarımının rantabil  şekilde sürdürülmesi ve anılan tarım alanları büyük oranda kentleşmeye yasaklanmasıyla mümkün olacaktır. Bu konudaki görüşlerimi  ‘’Lefke’’ gazetesinin ileriki sayılarında kaleme alacağım. Bu sayıda,söz konusutarım alanlarına hayat veren su kaynaklarından bahsetmek istiyorum.  Lefke’nin takriben 2500 dönümlük tarım alanı şu anda mevcut 3 ana kaynaktan sulama suyu alınıp sulanmaktadır. Bu kaynaklar ; Lefke Maratasa Barajı , Lefke Kafises Barajı, Lefke Gemikonağı göleti’dir.   Lefke Maratasa barajının inşası 1962 yılında tamamlanmış olup o zamanki kapasitesi 340.000 m3 idi, şimdi bu kapasitenin, barajın silitle dolması sonucunda ½  düştüğü gözlenmektedir. Lefke Kafises Barajının inşası 1951 yılında tamamlanmış olup o zamanki kapasitesi takriben 180.000 m3 idi şimdi bu kapasitenin yaklaşık 130.000 m3 olduğu gözlenmektedir. Lefke Gemikonağı Göletinin inşası 1995 yılında tamamlanmış olup kapasitesi 4.000.000 m3. Lefke’nin kuzey kısmında bulunan takriben 800 dönüm narenciye bahçesi 96-97 yılından bu yana anılan göletten sulama suyu alma olanağına kavuşmuştur. Maratasa Barajı suyu 3-4 haftalık dağıtım çizelgesine göre dağıtılmakta olup toplam 576 saatlik sudur, bunun 396 saati ‘’mülk’’ su , 144 saati ‘’Fukara’’ suyu ve 36 saati de ‘’Hafta’’ suyudur.  Kafises barajı suyu 4 haftalık dağıtım çizelgesine göre dağıtılmakta olup toplam 672 saatlik sudur. Bu suların tümü Lefke Kafises Sulama Kooperatifine ait olup 550 saati Kooperatif Üyelerine sürekli olarak tahsislidir. 122 saati ise Kooperatifçe hiç veya yeterince suyu olmayan üreticilere ihtiyaçlarına göre geçici olarak verilmektedir. Gemikonağı göletinden  su alan üreticilere su dağıtımı Güzelyurt su işleri dairesinin tespit ettiği esaslara göre yapılmaktadır. Kafises ve Maratasa Barajlarının kapasitelerinin kısıtlı olmaları neticesinde yılın Temmuz ayında anılan barajlar boşalmaktadır. Temmuz ayı ve takip eden aylar en fazla su ihtiyacı olan aylardır. Alternatif su kaynakları yaratmak maksadı ile 1996 yılında Gemikonağı göletinin (0) sıfır noktasında boşta bulunan 2 su kuyusunun birine tamamen Lefke Kafises Sulama Koooperatifi üyelerinin katkılarıyla türbin elektrik motoru v.s  monte edilip öncelikle üye üreticilerine  su takviyesi yapılmış ve hatta imkanlar oranın da üye olmayan susuz üreticilere de yardımcı olunmuştur. Atıl duran diğer kuyuya da ayni teşkilatı kurup Maratasa barajından su alan üreticileri takviye etme girişimi de neticelenmek üzeredir. Mevcut sulama sularımızın kalite ve kantitesi üzerinde durulması gereken can alıcı konulardandır. Gemikonağı göleti ve yukarıda konu edilen kuyulardan pompalanan sulama suyu Maratasa ve Kafises barajları gelen suların azaldığı ve ya tamamen kuruduğu dönemlerde kullanıldığı için şimdiye değin bahçelere herhangi bir zarar vermemekle beraber Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği’nin yaptırdığı tahliller ve kamuoyuna açıklanan uyarılar ortadadır. Bu konuda su işleri dairesinin de kendi tahlillerini yapıp üreticileri tahlil neticeleri ile aydınlatması zaruridir. Netice olarak Lefke’nin yeşil dokusunu korumak için öncelikle tarımsal üretim devam etmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.  Bunun için de mevcut su kaynaklarının kalite ve  kalitesi yakından izlenip iyileştirilmeli ve su kullanımında azami tassarufa gidilmelidir. Bu amaçla devlet – üretici işbirliği ile yukarıda belirtilen hususlara da dikkat ederek modern sulama sistemlerine geçmenin zamanı da çoktan gelmiş bulunmaktadır.