24 Ocak 2007

Asit fışkırdı

BÖLGEDE SU ARANIYOR... Ülkemizin belki de dünyanın en büyük çevre felaketlerinin başında gelen ve bilim adamlarının "doğanın yok olduğu yer" olarak nitelediği Gemikonağı'ndaki Cyprus Mines Corperation (CMC) tesislerinde gözlem kuyularının bir tanesine sondaj vurulması nedeniyle bölgeye asitli sular fışkırmaya başladı. Geçen hafta sonu Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'nın öncülüğünde CMC'de kısa ve orta vadede alınacak önlemler ele alınırken, CMC içerisinde bulunan ve koruma altına alınacak bölge olarak ilan edilmesi düşünülen bölgedeki gözlem kuyularının bir tanesinin CTP/ BG- DP döneminde tarım bakanlığı yapmış Hüseyin Öztoprak'ın kullanımına verilmesinin ardından bölgede su aramaya başlaması şok etkisi yaptı

 

 

Ülkemizin belki de bölgenin en büyük çevre felaketlerinin başında gelen ve bilim adamlarının "doğanın yok olduğu yer" olarak nitelediği Gemikonağı'ndaki CMC tesislerinde durum vahim

BÖLGEDE SU ARANIYOR... Ülkemizin belki de dünyanın en büyük çevre felaketlerinin başında gelen ve bilim adamlarının "doğanın yok olduğu yer" olarak nitelediği Gemikonağı'ndaki Cyprus Mines Corperation (CMC) tesislerinde gözlem kuyularının bir tanesine sondaj vurulması nedeniyle bölgeye asitli sular fışkırmaya başladı. Geçen hafta sonu Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'nın öncülüğünde CMC'de kısa ve orta vadede alınacak önlemler ele alınırken, CMC içerisinde bulunan ve koruma altına alınacak bölge olarak ilan edilmesi düşünülen bölgedeki gözlem kuyularının bir tanesinin CTP/ BG- DP döneminde tarım bakanlığı yapmış Hüseyin Öztoprak'ın kullanımına verilmesinin ardından bölgede su aramaya başlaması şok etkisi yaptı

l "ŞU ANDA BUNDAN DAHA TEHLİKELİ BİR ŞEY OLAMAZ"... CMC konusunda araştırmaları ve raporları bulunan Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Ege Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim görevlisi Proj. Dr. Ümit Erdem, bölgedeki gözlem kuyularında uygulamalı ve eş zamanlı bir çalışma yapılmadan sondaj yapılmasının halk açısından çok tehlikeli olduğunu söyledi. Ege, Marmara ve Ankara Üniversiteleri laboratuarlarında gözlem kuyularından alınacak örneklerin en az bir yıl sürekli tahlilleri yapılması gerektiğini anlatan Erdem, "Bölgede şu anda sondaj kadar tehlikeli bir şey olamaz. Yapılmaması gerekiyor. Resmen hayrete düştüm. Gözlem kuyularından bir yıl örnek alınsa dahi buranın suyu normal çıkmayacak" dedi

 

Ali CANSU

Ülkemizin belki de bölgenin en büyük çevre felaketlerinin başında gelen ve bilim adamlarının "doğanın yok olduğu yer" olarak nitelediği Gemikonağı'ndaki Cyprus Mines Corperation (CMC) tesislerinde gözlem kuyularının bir tanesine sondaj vurulması nedeniyle bölgeye asitli sular fışkırmaya başladı.

Geçtiğimiz hafta sonu Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'nın öncülüğünde CMC'de kısa ve orta vadede alınacak önlemler ele alınırken, CMC içerisinde bulunan ve koruma altına alınacak bölge olarak ilan edilmesi düşünülen bölgedeki gözlem kuyularının bir tanesinin CTP/ BG- DP döneminde tarım bakanlığı yapmış Hüseyin Öztoprak'ın kullanımına verilmesinin ardından bölgede su aranmaya başlanması şok etkisi yaptı.

Çünkü, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde CMC'nin ıslahı ile kısa ve orta vadede alınacak önlemlerin hayata geçirilmeye çalışıldığı bir sırada geçmiş dönemlerde Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi tarafından Öztoprak'ın kullanımına verilen gözlem kuyusunda sondaj çalışması yapılması ve bu esnada yeraltından asitli suların çıkması bölgedeki vahameti bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu durum bakanlık ile komitenin aldığı kararlara da ters düşüyor.

Sondaja başlayan ekibin yeraltından bölgeye asitli sular ve çamurlar çıkarması, insanlar kadar bölgede gezinen hayvanlar için de büyük tehlike yaratıyor. Aralarında bilim adamlarının da bulunduğu komiteden çıkan rapor, kısa önlemler paketi içerisinde bölgenin etrafının tellenmesi amacı taşıyor. Ancak, her türlü sağlık riskinin bulunduğu bölgede su arama izni verilmesi çelişki yaratıyor.

Bu durumun devam etmesi durumunda yıllardır CMC'den akan ve masmavi denizi ve doğayı kırmızıya boyayan asitli sular yine kirlilik yaratmaya devam edecek.

Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi'ne ait CMC tesisleri içerisindeki gözlem kuyularının bulunduğu bir bölgeyi eski tarım bakanlarından Hüseyin Öztoprak'a verilmesinin ardından bölgede hiç bir bilimsel araştırma yapılmadan sondaj çalışmasına geçilmesi ve su aranması bir çok soru işaretlerini de gündeme getirdi.

CMC, geçmişte yeraltı sularının seviyelerini öğrenmek için bölgede bir çok gözlem kuyusu aşmış ve buralarda zaman zaman ölçümler yapmıştı. Geçmiş hükümet döneminde Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi'ne ait gözlem kuyularının bir tanesinin özel bir şahsa verilmesi ise merak uyandırdı.

KIBRIS bölgedeydi

Tüm bunlar olurken bölge insanının ve denizdeki hayvanların sağlığı ve doğa, geçmişte olduğu gibi bugün de tehdit altında. "KIBRIS" ekibi dün sabahın erken saatlerinde bölgede yaptığı incelemelerde, doğanın yeraltından çıkan kimyasal sularla kahverengiye boyandığını ve bazı çakıl taşlarının asitten çatlayarak erimeye başladığını tespit etti. CMC alanı içerisinde de incelemelerde bulunan ekibimiz, buranın bir çöp alanına döndüğünü de belirledi.

Yemyeşil doğanın renginin yeşilden kırmızıya, kahverengiden sarıya döndüğü CMC'de yaşam ölmüş durumda. Gökkuşağı gibi her rengin hakim olduğu ve doğanın yavaş yavaş yok olduğu bu ortamın hemen yanında ise sulu ziraat ile hayvan beslenmesi, insan sağlığının ne kadar tehlike altında olduğunu da ortaya koyuyor. Bir de buna yeraltından çıkacak suların bahçelere verilmesi eklenirken, bunun ne kadar sağlıklı olduğu bilim adamlarının takdirine kalıyor.

Bahçelerimi sulayacağım

Eski Tarım Bakanı olan Hüseyin Öztoprak, CMC'deki kuyunun atıl ve kullanılmaz halde olduğu için ve bahçelerini sulamak için devletten kuyunun kendisine verilmesi için talepte bulunduğunu söyledi.

Öztoprak KIBRIS'a yaptığı açıklamada, yaklaşık 400 dönüm bahçesi olduğunu ve bahçelerindeki kuyuların kuruduğu için bahçelerin de kurumaması için devletten CMC'deki açık kuyulardan bir tanesinin kendisine verilmesini istediğini kaydetti. Sondaj makinesinin kendisine verilen kuyuda çalışmalara başladığını ancak kazı yapılmadığını ifade eden Öztoprak, "İlk olarak kuyuyu temizleyeceğiz. Çünkü kuyunun içerisinde çamur vardır. Sonra ise deneyeceğiz. Bahçelerimi kurutmamak için bu kuyuyu aldım. Kuyunun suyu ile bahçelerimi sulayacağım" dedi.

Bilgim yok

Maliye Bakanlığı Müsteşarı Zeren Mungan, CMC'de bulunan gözlem kuyularının bir tanesinin Hüseyin Öztoprak'a verilmesi ile ilgili bir bilgisi olmadığını söyledi.

Alınan görüş başka, uygulanan başka

Edinilen bilgiye göre CMC'de sondaj yapılması için Jeoloji ve Maden Dairesi'nden "Yeraltı sularının temizliği" yönünde sondaj yapılması için herhangi bir izin alınmadı. Güvenilir kaynaklar, alınan görüş ile yapılmak istenenin uygun olmadığını belirtirken, sondaj konusunun dairenin bilgisine gitmediği de ifade edildi.

 

Çevre Dairesi'nin haberi yok

Çevre Dairesi Müdürü Hülya Atlan, CMC'deki sondaj konusunda bilgileri olmadığını ve öğrenir öğrenmez bölgeye daireden yetkili gönderdiğini ve araştırma başlattığını söyledi.

Atlan, CMC'de sondaj yapanların bölgeye giden yetkililere sondaj yapma izinlerinin olduğunu söylediğini ancak Su İşleri Dairesi'ne konuyu sorduğu zaman geçmişte bu iznin sadece kuyu temizleme olarak verildiğini ancak şimdi bu iznin gerektiği gibi kullanılmadığını söyledi.

Bugün bölgeye Su İşleri Dairesi ve Jeoloji ve Maden Dairesi'nden ekiplerin gideceğini ve konuyu inceleyeceğini ifade eden Hülya Atlan, ekiplerin ayrıca bölgeden su örneği de alacağını ifade etti.

Sondajdan tehlikeli bir şey olamaz

CMC konusunda araştırmaları ve raporları bulunan Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Ege Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim görevlisi Proj. Dr. Ümit Erdem, bölgedeki gözlem kuyularında uygulamalı ve eş zamanlı bir çalışma yapılmadan sondaj yapılmasının halk açısından çok tehlikeli olduğunu söyledi.

Ege, Marmara ve Ankara Üniversiteleri laboratuvarlarında gözlem kuyularından alınacak örneklerin en az bir yıl sürekli tahlilleri yapılması gerektiğini anlatan Erdem, "Bölgede şu anda sondaj kadar tehlikeli bir şey olamaz. Yapılmaması gerekiyor. Resmen hayrete düştüm. Gözlem kuyularından bir yıl örnek alınsa dahi buranın suyu normal çıkmayacak. Çünkü, burada kükürt ve bakırın yeraltı sularına karıştığını biliyoruz. Eğer böyle bir şey yapılırsa hem yapana hem de halka büyük zarar vermiş olur. Analizler yapılmadan suyu bahçeye vermekle insanları metal kirliliğine boğarsınız. Komitede bölgenin kontrol altına alınması konusunda görüş birliğine vardık. Ancak, bunun nereden çıktığını bilmiyoruz" diye konuştu.

Devletin koordinasyonsuzluğu ön sırada

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Enver Bıldır, geçtiğimiz cumartesi ve pazar günleri CMC ile ilgili Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı derneğin organize ettiği ve devlet yetkilileri ile bilim adamlarının katıldığı geniş kapsamlı bir toplantı yapıldığını söyledi.

CMC'de alınacak önlemlerin konuşulduğu toplantıda, bölgede kısa ve orta vadede alınacak önlemlerin kararlarının alındığını kaydeden Bıldır, bu kararların önümüzdeki günlerde Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı tarafından açıklanacağını belirtti. Kararların özünün CMC'nin ve bölgesinin kontrol altına alınması olduğunu anlatan Bıldır, "Bu toplantıların hemen ardından daha 48 saat geçmeden kontrol altına alınması kararına varılan arazilerden birinde sondaj çalışmalarının başladığını gördük. Her şeyden önce bu çalışma kabul edilmez. Ama, bu olayın kabul edilmediği yanında başka bir takım şeyleri de gündeme zorunlu hale getirdi. Bizim aldığımız kararlara göre böyle bir sondaj çalışması yapılması mümkün değildir. Bu toplantıya devletin o alanda ilgili bütün birimleri katıldı. Buna Su İşleri Dairesi, Jeoloji ve Maden Dairesi ile Çevre Dairesi de dahildir. Toplantı hemen üzerinden böyle bir çalışma başlaması devlete ait birimlerin koordinasyonsuzluğunu gösterir.

CMC sorununun sorunun uzayıp gitmesinin ve bir türlü çözüm bulunamaması ve rehabilite edilmesine başlayamamasının en önemli nedenlerinden biri de budur. Devlet birimlerinin süratle bir birleri arasında bir koordinasyon kurmaları zorunludur. Şüphesiz bu sondaj çalışması durdurulması gereken bir çalışmadır. Ama biz özellikle bundan sonra bu tür şeylerle karşılaşmak istemiyoruz.

Sondaj yapılan bölge CMC atık arazilerinin hemen yanı başındadır ve yüzeyde asitli sular mevcuttur" diye konuştu.