10 Ağustos 2007

 

 

CMC'ye mahkum olmayacağız

 

CMC İÇİN NE GEREKİYORSA YAPILACAK... Lefke bölgesi halkının CMC'ye mahkum bırakılamayacağını vurgulayan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi, bölgedeki sivil toplum örgütleriyle sıkı bir işbirliği içerisinde bulunduklarını ve örgütlerinin kendi ellerini taşın altına koymaya hazır olduğunu kaydetti. Vehbi, bölgenin tellenmesi sırasında karşılaştıkları yasal engeli aştıktan sonra ortaya konulan acil önlem planına göre ilerleyeceklerini belirtti

DERNEK, CMC'DEKİ KUYU İÇİN BEDEL ÖDEMEYE HAZIRDIR... CMC içerisindeki su kuyusunun sahibi ile bakanlığın pazarlığa oturmasını asla kabul etmeyeceklerini söyleyen Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Enver Bıldır, "Dernek, her şeyi göze alarak bu işin mücadelesini verecektir. Bu mesajı alabilecek herkes alsın. Bilinsin ki, bu dernek bir bedel ödeyecekse bunu ödeyecek, ama susmayacak ve vazgeçmeyecektir" uyarısında bulundu

Ali CANSU

Gemikonağı'ndaki CMC'nin bulunduğu bölgeyi ziyaret eden Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi, "Bu bölge halkı CMC'ye mahkum olamaz. Bölge halkının, CMC'de gerekli iyileştirmenin yapılmasıyla önünün açılması gerekiyor. Bu konuda geride duracak değiliz. Ne gerekiyorsa yapılacaktır" dedi.

Vehbi geçtiğimiz günlerde, bakanlık yetkilileri ile birlikte CMC alanında incelemelerde bulunarak Lefke ve Çevre Tanıtma Vakfı binasında bir açıklama yaptı.

Vehbi, hükümet ve bakanlığının ilk günden beri sorunları sivil toplum örgütleriyle birlikte el ele verip tartışarak çözüm yoluna gitme mesajı verdiklerini söyledi.

Lefke yöresindeki sivil toplum örgütleriyle sıkı bir işbirliği içerisinde olduklarını kaydeden Vehbi, bu bölgedeki sivil toplum örgütlerinin kendi ellerini de taşın altına koyan istek ve taleplerle geldiğini belirtti.

Diğer bölgelere oranla Lefke bölgesinde daha somut adımlar attıklarını ifade eden Vehbi, CMC'de özellikle kamuoyu tarafından bilinmeyen gerçekleri paylaştıklarını söyledi. CMC için acil önem paketi hazırlayıp ilk adım olarak CMC alanının tellenmesini gerçekleştirdiklerini belirten Vehbi, "Daha sonra karşımıza bir ara emri ve yasal sorunlar çıktı ve bir müddettir bununla mücadele ediyoruz. Yasal engelleri aştıkça acil önlemler planında kaynak yaratarak yola devam etmek zorundayız. Acil önlemler planında bununla birlikte aksamalar yaşanmıştır. Ara emri konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Mutabakata varacağımıza inanıyoruz" dedi.

Sarı tepelerde siyanür olduğu bunca zaman saklandı

CMC alanında bulunan ve siyanürlü tepeler olarak adlandırılan sarı tepelere bilirkişi raporu olmadan dokunmama eğilimleri olduğunu kaydeden Vehbi, "Sarı tepelerde siyanür olduğu biliyordu, ama saklandı. Bu bir gerçektir" dedi.

Bu konuda bilinçli bir çalışma yapılması gerektiğini ifade eden Vehbi, ellerinin altında insan kaynağı ve kaynak olmadığını belirterek, bölgeye bütünün bir parçası olarak bakacaklarını söyledi.

Göletin devri konusunda çalışma sürüyor

Gemikonağı Göleti'nin üreticilere devredilmesi konusunda gerekli çalışmaların bakanlık yetkilileri tarafından yapıldığını anlatan Vehbi, gereken projenin yapılması için imkânları zorlayacaklarını söyledi.

Asbest konusunda geçmiş dönemlerden kalma yasa, tüzük ve kıstaslarda bir çalışma bulmadıklarını ve Çevre Koruma Dairesi bünyesinde bir komite kuruluşunun Bakanlar Kurulu'ndan geçirildiğini ve eğitim çalışmalarına başlayacaklarını kaydederek, Sağlık Bakanlığı ve belediyelerle asbest konusundaki çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

 

Oldukça ciddi işlerin altına imza attık

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Enver Bıldır da, Çevre Bakanlığı ile son dönemde Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile olumlu ve düzeyli bir ilişki içerisinde oldukça ciddi işlerin altına imza attıkları gibi çok ciddi sorunlarla da karşılaştıklarını söyledi.

CMC'den denize sızıntının devam ettiğini ve halen bunun giderilemediğini ifade eden Bıldır, öncelikle CMC alanının tellenmesi ve bu sırada olumsuz sonuçların ortaya çıktığını söyledi.

Ocak ayında bakanlık ile birlikte acil önlemler paketi hazırladıklarını ve bir dizi karalar ürettiklerini ifade eden Bıldır, bakanlığın CMC alanını üç üniversitenin de katkısı ile tellediğini belirtti. CMC'nin tellenmesinin çok büyük iş olmadığı gözükse de çok büyük masraflara mal olduğunu anlatan Bıldır, "CMC alanına girilmemesi gerekir. Bölgeye yetkisiz kişilerin girmemesi için bölge tellendi. Bu işi yapmaya başladığımıza karşımıza ilk çıkan sorun hayvancılık bölgesidir. Hayvancılıkla uğraş verenler yer gösterilip başka yere taşınacaktı. Ancak, ne yazık ki 5 aydır bu sorun çözülemedi.

Çevre Bakanlığı dışındaki ilgili bakanlıkla bu işi süratle yapmak zorundadır. 5 aylık bir süre bizim için kabul edilemez bir süredir. 3-5 hayvan üreticisine başka bir mandra yeri gösteremiyorsak, demek ki önümüzde yapacak çok işimiz var. 21 maddenin başında sorunlar yaşanırsa, geriye kalan acil önlemlerde nelerle karşılaşacağımız konusunda bu bir örnek teşkil etmektedir.

Dernek, kuyu için bedel ödemeye hazır

CMC'de bir başka sorunun kuyu meselesi olduğunu hatırlatan Bıldır, "Biz alanı telleyip içerisine insan girmesini önlemeye çalışırken, bir baktık ki atıkların bulunduğu yerde su kuyusu çalışmaya başladı" dedi.

Su kuyusunun sahibi ile bakanlığın son olarak pazarlığa oturduklarını ifade eden Bıldır, derneğin asla ve asla böyle bir şeyi kabul etmeyeceğini söyledi. Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği her şeyi göze alarak bu işin mücadelesini vereceğini ve atık bölgesindeki bir kuyudan su çekilmesini kabullenerek susmalarının ve görmezlikten gelmelerinin kendi kendilerini inkâr etme anlamına geldiğini kaydetti.

Bunun bakanlık içinde böyle bir durum teşkil ettiğini bakanlığın tavırlarından açıkça belli olduğunu ifade eden Bıldır, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu mesajı alabilecek herkes alsın. Bilinsin ki, bir bedel ödeyecektir. Dernek, bir bedel ödeyecekse bunu ödeyecek, ama susmayacak ve vazgeçmeyecek. Biz bundan sonra CMC alanında yapılmış işlerden geri adım atmayacak. Telleme ilk adımdı ve geriye bir adım atmayacağız ve bir sonraki adıma geçeceğiz.

Bu kış denize doğru yönelen bir set çekilmiştir. Ancak, kirliliğe neden olanlardaki atık alanı azaltılıp atık bölge daraltılabilir. Bunun uygulamaya konması gerekiyor, bu da kaynak gerektirir.

İki önemli örgütümüz Lefke Yöresi Üreticiler Birliği ve Lefke Vakfı, örgütlenerek bizimle birlikte mücadele vermeye başladı.

Şunu açıkça söylüyorum. İkinci adımımız Gemikonağı Göleti'dir. Bu göletin Lefkeli üreticilere verilmesini istiyoruz. Bakanlık, üreticiler ve dernek ile birlikte göleti kirleten kaynakları temizlemeye hazırız. Devlet bunca zaman bunu temizleyemedi, biz temizleyeceğiz. Bu konuda bakanlığımıza güveniyoruz. Gemikonağı Göleti'nin bölge sular komitesinin kontrolünde kalması yasal değildir. Yasal mevzuat göletin bir kooperatife veya birliğe devredilmesini öngörüyor. Bu öneriyi sunuyor ve sonuna kadar destekliyoruz" dedi.

Lefke Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Vehit Nekipzade de Gemikonağı Göleti'nin üreticilere devredilmesini talep ettiklerini kaydederek, Bölge Sular Komitesi'nin kuruluş yasasında yasal olarak göleti idare etmesinin olmadığını söyledi.

Bir idare mevzuattan almadığı yetkiyi kullanamadığını ifade eden Nekipzade, yasal yönünün bu olduğunu ve gölete talip olduklarını belirtti. Nekipzade, geçmişte Gemikonağı Göleti ve güneydeki baraj yapılmadan Lefke ve Gemikonaklı üreticilerin buralardan su aldığını ve şimdi de su alma önceliğinin bu üreticiler olduğunu ifade etti.

Bölge Sular Komitesi'nin Gemikonağı Göleti suyuna gayri yasal zam kararının da kaldırılmasını talep eden Vehit Nekipzade, "Komitedekiler su parasını ödemeyen üreticilere su saatlerini sökecekleri tehdidinde bulunuyor. Böyle bir yola girişmesinler üreticilerin tepkisi çok fazla olacaktır" dedi.

 

Kuyu, gayri yasal olarak çalıştırılıyor

CMC ile Cengizköy bölgesindeki 30 aşkın su kuyusu bulunduğunu ve üreticilerin bu kuyuları günde 3-5 saat çalıştırarak bahçelerini suladığını kaydeden Nekipzade, Bölge Sular Komitesi'nin bir kişiye gayri yasal şekilde başladığı günden bugüne kadar çalıştırılarak o bölgenin suyunu sömürdüğünü söyledi.

Kuyu seviyesinde su azaldığı zaman borular ilave edilerek derindeki suların da bu kuyu tarafından dışarıya pompalandığını anlatan Nekipzade, bunun neticesinde bölgedeki 30 kuyunun etkilendiğini ve sularının azaldığını belirtti. Suların azalmasıyla deniz suyunun içerilere kadar girerek kuyuların deniz suyuyla dolacağını anlatan Nekipzade konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz bu kuyunun çalıştırılmasına karşıyız. Bir hukukçu olarak Yüksek İdare Mahkemesi'nin verdiği ara emri bu kuyunun çalıştırılmasını durdurmasını engellemez. Çünkü, emir verilen tahsis emrinin yürütmesini durdurulmasına yöneliktir. Kuyunun kuyu olarak çalıştırılma izni yoktur. Bunun da hukukçu arkadaşlara sayın bakanın inceletmesini istiyoruz" dedi.