| CMC İÇİN NE GEREKİYORSA YAPILACAK...
Lefke bölgesi halkının CMC'ye mahkum bırakılamayacağını
vurgulayan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi,
bölgedeki sivil toplum örgütleriyle sıkı bir işbirliği
içerisinde bulunduklarını ve örgütlerinin kendi ellerini
taşın altına koymaya hazır olduğunu kaydetti. Vehbi,
bölgenin tellenmesi sırasında karşılaştıkları yasal
engeli aştıktan sonra ortaya konulan acil önlem planına
göre ilerleyeceklerini belirtti DERNEK, CMC'DEKİ KUYU
İÇİN BEDEL ÖDEMEYE HAZIRDIR... CMC içerisindeki su
kuyusunun sahibi ile bakanlığın pazarlığa oturmasını
asla kabul etmeyeceklerini söyleyen Lefke Çevre ve
Tanıtma Derneği Başkanı Enver Bıldır, "Dernek, her şeyi
göze alarak bu işin mücadelesini verecektir. Bu mesajı
alabilecek herkes alsın. Bilinsin ki, bu dernek bir
bedel ödeyecekse bunu ödeyecek, ama susmayacak ve
vazgeçmeyecektir" uyarısında bulundu
Ali CANSU
Gemikonağı'ndaki CMC'nin bulunduğu bölgeyi ziyaret
eden Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi, "Bu
bölge halkı CMC'ye mahkum olamaz. Bölge halkının, CMC'de
gerekli iyileştirmenin yapılmasıyla önünün açılması
gerekiyor. Bu konuda geride duracak değiliz. Ne
gerekiyorsa yapılacaktır" dedi.
Vehbi geçtiğimiz günlerde, bakanlık yetkilileri ile
birlikte CMC alanında incelemelerde bulunarak Lefke ve
Çevre Tanıtma Vakfı binasında bir açıklama yaptı.
Vehbi, hükümet ve bakanlığının ilk günden beri
sorunları sivil toplum örgütleriyle birlikte el ele
verip tartışarak çözüm yoluna gitme mesajı verdiklerini
söyledi.
Lefke yöresindeki sivil toplum örgütleriyle sıkı bir
işbirliği içerisinde olduklarını kaydeden Vehbi, bu
bölgedeki sivil toplum örgütlerinin kendi ellerini de
taşın altına koyan istek ve taleplerle geldiğini
belirtti.
Diğer bölgelere oranla Lefke bölgesinde daha somut
adımlar attıklarını ifade eden Vehbi, CMC'de özellikle
kamuoyu tarafından bilinmeyen gerçekleri paylaştıklarını
söyledi. CMC için acil önem paketi hazırlayıp ilk adım
olarak CMC alanının tellenmesini gerçekleştirdiklerini
belirten Vehbi, "Daha sonra karşımıza bir ara emri ve
yasal sorunlar çıktı ve bir müddettir bununla mücadele
ediyoruz. Yasal engelleri aştıkça acil önlemler planında
kaynak yaratarak yola devam etmek zorundayız. Acil
önlemler planında bununla birlikte aksamalar
yaşanmıştır. Ara emri konusunda görüşmelerimiz devam
ediyor. Mutabakata varacağımıza inanıyoruz" dedi.
Sarı tepelerde siyanür olduğu bunca zaman saklandı
CMC alanında bulunan ve siyanürlü tepeler olarak
adlandırılan sarı tepelere bilirkişi raporu olmadan
dokunmama eğilimleri olduğunu kaydeden Vehbi, "Sarı
tepelerde siyanür olduğu biliyordu, ama saklandı. Bu bir
gerçektir" dedi.
Bu konuda bilinçli bir çalışma yapılması gerektiğini
ifade eden Vehbi, ellerinin altında insan kaynağı ve
kaynak olmadığını belirterek, bölgeye bütünün bir
parçası olarak bakacaklarını söyledi.
Göletin devri konusunda çalışma sürüyor
Gemikonağı Göleti'nin üreticilere devredilmesi
konusunda gerekli çalışmaların bakanlık yetkilileri
tarafından yapıldığını anlatan Vehbi, gereken projenin
yapılması için imkânları zorlayacaklarını söyledi.
Asbest konusunda geçmiş dönemlerden kalma yasa, tüzük
ve kıstaslarda bir çalışma bulmadıklarını ve Çevre
Koruma Dairesi bünyesinde bir komite kuruluşunun
Bakanlar Kurulu'ndan geçirildiğini ve eğitim
çalışmalarına başlayacaklarını kaydederek, Sağlık
Bakanlığı ve belediyelerle asbest konusundaki
çalışmaların devam edeceğini kaydetti.
Oldukça ciddi işlerin altına imza attık
Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Enver Bıldır
da, Çevre Bakanlığı ile son dönemde Çevre ve Doğal
Kaynaklar Bakanlığı ile olumlu ve düzeyli bir ilişki
içerisinde oldukça ciddi işlerin altına imza attıkları
gibi çok ciddi sorunlarla da karşılaştıklarını söyledi.
CMC'den denize sızıntının devam ettiğini ve halen
bunun giderilemediğini ifade eden Bıldır, öncelikle CMC
alanının tellenmesi ve bu sırada olumsuz sonuçların
ortaya çıktığını söyledi.
Ocak ayında bakanlık ile birlikte acil önlemler
paketi hazırladıklarını ve bir dizi karalar
ürettiklerini ifade eden Bıldır, bakanlığın CMC alanını
üç üniversitenin de katkısı ile tellediğini belirtti.
CMC'nin tellenmesinin çok büyük iş olmadığı gözükse de
çok büyük masraflara mal olduğunu anlatan Bıldır, "CMC
alanına girilmemesi gerekir. Bölgeye yetkisiz kişilerin
girmemesi için bölge tellendi. Bu işi yapmaya
başladığımıza karşımıza ilk çıkan sorun hayvancılık
bölgesidir. Hayvancılıkla uğraş verenler yer gösterilip
başka yere taşınacaktı. Ancak, ne yazık ki 5 aydır bu
sorun çözülemedi.
Çevre Bakanlığı dışındaki ilgili bakanlıkla bu işi
süratle yapmak zorundadır. 5 aylık bir süre bizim için
kabul edilemez bir süredir. 3-5 hayvan üreticisine başka
bir mandra yeri gösteremiyorsak, demek ki önümüzde
yapacak çok işimiz var. 21 maddenin başında sorunlar
yaşanırsa, geriye kalan acil önlemlerde nelerle
karşılaşacağımız konusunda bu bir örnek teşkil
etmektedir.
Dernek, kuyu için bedel ödemeye hazır
CMC'de bir başka sorunun kuyu meselesi olduğunu
hatırlatan Bıldır, "Biz alanı telleyip içerisine insan
girmesini önlemeye çalışırken, bir baktık ki atıkların
bulunduğu yerde su kuyusu çalışmaya başladı" dedi.
Su kuyusunun sahibi ile bakanlığın son olarak
pazarlığa oturduklarını ifade eden Bıldır, derneğin asla
ve asla böyle bir şeyi kabul etmeyeceğini söyledi. Lefke
Çevre ve Tanıtma Derneği her şeyi göze alarak bu işin
mücadelesini vereceğini ve atık bölgesindeki bir kuyudan
su çekilmesini kabullenerek susmalarının ve görmezlikten
gelmelerinin kendi kendilerini inkâr etme anlamına
geldiğini kaydetti.
Bunun bakanlık içinde böyle bir durum teşkil ettiğini
bakanlığın tavırlarından açıkça belli olduğunu ifade
eden Bıldır, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu mesajı alabilecek herkes alsın. Bilinsin ki, bir
bedel ödeyecektir. Dernek, bir bedel ödeyecekse bunu
ödeyecek, ama susmayacak ve vazgeçmeyecek. Biz bundan
sonra CMC alanında yapılmış işlerden geri adım
atmayacak. Telleme ilk adımdı ve geriye bir adım
atmayacağız ve bir sonraki adıma geçeceğiz.
Bu kış denize doğru yönelen bir set çekilmiştir.
Ancak, kirliliğe neden olanlardaki atık alanı azaltılıp
atık bölge daraltılabilir. Bunun uygulamaya konması
gerekiyor, bu da kaynak gerektirir.
İki önemli örgütümüz Lefke Yöresi Üreticiler Birliği
ve Lefke Vakfı, örgütlenerek bizimle birlikte mücadele
vermeye başladı.
Şunu açıkça söylüyorum. İkinci adımımız Gemikonağı
Göleti'dir. Bu göletin Lefkeli üreticilere verilmesini
istiyoruz. Bakanlık, üreticiler ve dernek ile birlikte
göleti kirleten kaynakları temizlemeye hazırız. Devlet
bunca zaman bunu temizleyemedi, biz temizleyeceğiz. Bu
konuda bakanlığımıza güveniyoruz. Gemikonağı Göleti'nin
bölge sular komitesinin kontrolünde kalması yasal
değildir. Yasal mevzuat göletin bir kooperatife veya
birliğe devredilmesini öngörüyor. Bu öneriyi sunuyor ve
sonuna kadar destekliyoruz" dedi.
Lefke Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Vehit Nekipzade
de Gemikonağı Göleti'nin üreticilere devredilmesini
talep ettiklerini kaydederek, Bölge Sular Komitesi'nin
kuruluş yasasında yasal olarak göleti idare etmesinin
olmadığını söyledi.
Bir idare mevzuattan almadığı yetkiyi kullanamadığını
ifade eden Nekipzade, yasal yönünün bu olduğunu ve
gölete talip olduklarını belirtti. Nekipzade, geçmişte
Gemikonağı Göleti ve güneydeki baraj yapılmadan Lefke ve
Gemikonaklı üreticilerin buralardan su aldığını ve şimdi
de su alma önceliğinin bu üreticiler olduğunu ifade
etti.
Bölge Sular Komitesi'nin Gemikonağı Göleti suyuna
gayri yasal zam kararının da kaldırılmasını talep eden
Vehit Nekipzade, "Komitedekiler su parasını ödemeyen
üreticilere su saatlerini sökecekleri tehdidinde
bulunuyor. Böyle bir yola girişmesinler üreticilerin
tepkisi çok fazla olacaktır" dedi.
Kuyu, gayri yasal olarak çalıştırılıyor
CMC ile Cengizköy bölgesindeki 30 aşkın su kuyusu
bulunduğunu ve üreticilerin bu kuyuları günde 3-5 saat
çalıştırarak bahçelerini suladığını kaydeden Nekipzade,
Bölge Sular Komitesi'nin bir kişiye gayri yasal şekilde
başladığı günden bugüne kadar çalıştırılarak o bölgenin
suyunu sömürdüğünü söyledi.
Kuyu seviyesinde su azaldığı zaman borular ilave
edilerek derindeki suların da bu kuyu tarafından
dışarıya pompalandığını anlatan Nekipzade, bunun
neticesinde bölgedeki 30 kuyunun etkilendiğini ve
sularının azaldığını belirtti. Suların azalmasıyla deniz
suyunun içerilere kadar girerek kuyuların deniz suyuyla
dolacağını anlatan Nekipzade konuşmasına şöyle devam
etti:
"Biz bu kuyunun çalıştırılmasına karşıyız. Bir
hukukçu olarak Yüksek İdare Mahkemesi'nin verdiği ara
emri bu kuyunun çalıştırılmasını durdurmasını
engellemez. Çünkü, emir verilen tahsis emrinin
yürütmesini durdurulmasına yöneliktir. Kuyunun kuyu
olarak çalıştırılma izni yoktur. Bunun da hukukçu
arkadaşlara sayın bakanın inceletmesini istiyoruz" dedi. |